Bilim Uzay

BÜYÜ ÖĞRETEN İKİ MELEK HARUT VE MARUT KİMDİR?

HARUT VE MARUT KİMDİR VE NEREDE

Uzun yıllar önce ALLAH, Harut ve Marut isimli iki meleği, babil şehrine gönderdi, Görevleri isteyenlere büyü öğretmekti fakat büyü öğrenmek isteyen kişilere bunu öğretirken, bu bilgilerin karşılığının cehennem olduğunu söylemeden kimseye büyü öğretmezlerdi. Harut ve Marut’un bu hikâyesi kuran da şöyle anlatılıyor; İnsanlara sihir öğretiyorlar ve Babil de Harut ve Marut’a bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı, hâlbuki o ikisi biz ancak ve ancak sizi denemek için gönderildik, sakın sihir yapıp da kâfir olmayın. Demeden kimseye bir şey öğretmezlerdi.

 İşte bunlardan karı ile kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Yemin olsun ki büyüyü her kim satın alırsa onu alanın Ahirette bir nasibi olmayacağını da çok iyi biliyorlardı, hakkıyla bilselerdi uğruna canlarını sattıkları şey ne çirkin bir şeydi. Allah bu ayetlerle Harut ve Marut isimli iki meleği insanları denemek için gönderdiğini ve onlardan öğrenilen büyülerin yapmanın tek karşılığının cehennem olduğunu söylüyor, Fakat bir çok insan cehennemi kabul edip, Harut ve Marut isimli iki meleğin öğrettiği büyüleri yaparak kendilerini sonsuza kadar lanetlemiş oldular.

 Eski Kitaplarda, anlatılanlara göre bu iki melek, insanların kötü huylarını ve insanların yalancı olduklarını gördüler ve Allah’a biz onlardan daha iyi niyetliyiz neden onları bizden üstün tutuyorsun diye sordular. Allah’da bu iki meleğe; İnsanların nefsi olduğunu söyledi. Sonrada size nefis vereceğim, eğer günah işlerseniz sizi de azaba çarptıracağım dedi. Harut ve Marut’da bunu kabul ettiler. Fakat Nefis sahibi olduklarında, ikisi de birçok günah işledi sonunda da azaba çarptırıldılar. İki meleğin cezası, dünyada bir mağarada kıyamete kadar baş aşağı asılmak oldu.

 Harut ve Marut, bir mağarada baş aşağı asılı kalma cezası aldılar. Aynı zamanda Allah’ın verdiği görevi tamamlayarak kıyamete kadar Cehennemi kabul edenlere büyü öğretmeye devam ediyorlar. Eski âlimler bu mağaranın Şam yakınların da bir yerde olduğunu ve ancak büyük çaplı büyüler yapan ve Cinniler tarafından haber verilmiş büyücülerin, o mağaraya gidip Harut ve Marut’dan bilgi edinebileceklerini söylüyorlar. Yine eski âlimlerin kitapların da tehlikeli ve bilgili bir büyücünün, Şam da bu mağaraya gidişi Şu şekilde anlatılıyor.

 Büyü ilminde ilerlemiştim, bir gün hocam bana gelerek eğer ilmini ilerletmek istiyorsan, Şam’da ki Harut ve Marut’un bulunduğu mağaraya gitmem gerektiğini bu mağaranın iki dağın arasında kaldığını söyledi. Şam diyarına yola çıktım. 20 günlük yoldan sonra burada tanıştığım muska yazan bir kadın bana mağaranın yolunu gösterdi ve bende gittim. Mağaranın girişinde çalılar vardı, o çalıları temizlerken içeriden bir ses; Kimdir o? diyerek bana seslendi ve ismimi babamın ismini söyledim.

 

İçeri girdiğimde, ayaklarından aşağıya doğru asılmış iki varlık, bana öğrenmek istediğim büyüleri sordu ve bende söyledim. Büyülerin nasıl yapılacağını anlattıktan sonra beni gönderdiler. Harut ve Marut’a iki topluluk arasında savaş çıkarmak için Ay’ın Hilalin hangi şeklindeyken ve yılın hangi mevsimin de büyü yapmam gerektiğini sormuştum

 Tanıştığım bir büyücünün, Harut ve Marut ile karşılaşması ise şöyledir; Büyü ilminde ilerlediğim yıllarda bir gece emrim altındaki bir Cinni, bana görünerek istersem Şam’a gidip Harut ve Marut’dan bir takım sırlar öğrenebileceğimi söyledi. Bende bir süre sonra ramazan ayında Şam’a doğru yola çıktım. Şam da kısa zaman kaldıktan sonra, Şehrin çok dışındaki iki dağ arasında kalan bir mağara önüne geldim. O sırada bir ses; Kimdir o? diyerek bana seslendi, kendimi tanıttıktan sonra ” Ey lanetli kul ” izin verilenlerdensin içeri gir dedi. Sonra küçük delikten içeri girdim.

 Mağaraya girdiğimde korku ile titremeye başladım. Bismillah, Bismillah, Bismillah içeride iki iri yarı baş aşağı mağaranın tavanına asılmıştı ve gözleri kan çanağına dönmüştü. Onların Harut ve Marut isimli iki melek olduğunu anladığımda bana öğretecekleri şeyin karşılığının ancak cehennem olduğunu bunu kabul edip etmediği sordular ve bende kabul ettim. Öğrenmek istediğim büyüyü bana anlattılar sonrada oradan ayrıldım. Bu yaşıma kadar şahit olduğum şeyler karşısında daha kötüsünü görmemiştim. Allah’ın iki meleği Azap içindeydi.

 Harut ve Marut, Allah’dan aldıkları görevlerini kıyamete kadar devam ettirecek olsalar da, onların nerede olduğunu ancak ilminde ustalaşmış ileri seviyede ki büyücüler, Cinleri aracılığıyla öğrenebilirler. Kitaplarda anlatılanlara göre, Şam tarafında ki iki dağın arasında kalan ve insan bedeninin zor sığacağı girişi olan bir mağaralarda dır. Fakat unutulmamalıdır ki büyü yapana da, yaptırana da Allah Lanet eder ve kurana göre de bu iki melek Allah’ın lanetini kabul ediyor musun diye sormadan hiçbir şey öğretmezler.