Bilim

OKYANUS SULAR İLE KAPLI BİR CEHENNEM Mİ?

OKYANUS SULAR İLE KAPLI BİR CEHENNEM Mİ?

Okyanus… Söylerken bile, içinde binlerce sırrı sakladığını hissettiğimiz, o derin ve mavi sular. Peki gerçekten de mavi mi? Aslında bakarsanız o mavilik sadece güneş ışığının vurabildiği kadarıyla sınırlı. Devamı ise, zifiri karanlık… İnsanoğlu olan biz, bu zifiri karanlığın bugüne kadar sadece küçük bir kısmını araştırabildik. Hatta o kadar küçük bir kısım ki, %10 bile değil. Kendi dünyamızda olan ve bizim bilmediğimiz en derin, en karanlık sırları saklayan yerlerdir okyanusların dipleri. En derin olan yer (Mariana Çukuru)

 

MARİANA ÇUKURU NEDİR?

Mariana çukuru dünya üzerinde bilinen en derin noktadır. Japonya ve Endonezya arasında yer almaktadır. Yapılan ölçümlere göre en derin noktası 11 Km’dir. Bu derinliği hayal etmeniz için Everest tepesini örnek vereceğim. Everest tepesi 9 Km bile değildir. Ve bu çukurun en diplerinde ki basınç, şuan ki yeryüzü basıncımızın tam 1000 katıdır. Bu basınç oranı insanı, minik parçacıklara ayırabilen bir vücut patlaması ile yok edilebilecek kadar yüksektir. Mariana çukuruna ilk kez 1960 yılında inebilmiş ancak, yeteri kadar bilgi toplanamamıştır.

Lakin 2012 yılında, ünlü yönetmen James Cameron, kendi tasarladığı ve Avustralyalı mühendislere yaptırdığı tek kişilik denizaltı ile Mariana çukurunun en dibine başarılı bir iniş gerçekleştirmiştir. Ve 3 saatlik bilgi toplama keşfinden sonra, daha anlaşılır bilgilerle yüzeye çıkmıştır. Bilgilerde yer alan ilk cümle ise… Uydumuz olan ay yüzeyinin, neredeyse aynısı ile karşılaşılmasıdır. James Cameron’un bir diğer cümlesi ise… “Orası güneş ışığından, ısıdan ve her türlü sıcaklık derecesinden tamamen yoksundu.” “Sanki başka bir gezegene gidip, geri gelmişim gibi hissediyorum.” Olmuştur.

Bu demek oluyor ki, okyanusun en dip kısmındaki yüzey gerçekten de halen, insan eli değmemiş ve keşfedilmemiş saklı bir cennet belki de cehennemdir. Şimdi gelelim, bu derinliklerde yaşayan ve cehennem kelimesini kurmama yol açan Güneş ışığı nedir bilmeyen bazı canlılara ya da bazı yaratıklara…

Goblin KöpekBalığı

Bunlardan biri, Goblin Köpekbalığıdır. Goblin köpek balığı çok nadir görülen ve oldukça derinliklerde yaşayan bir canlıdır. Şeklinin bu halde olma sebebi ise Güneş ışığının yararlı etkilerinden uzak olması ve çeşitli asit gazlarının canlının vücudunda, farklı tepkimelere yol açmasıdır. 1898 yılında keşfedilmiş ve nereden geldiği öğrenilememiştir. Ta ki Mariana çukurunun derinlikleri keşfedilene kadar. Bu canlı için, Mariana’nın karanlıklarından gelen bir yaratık demek, hiçte yanlış olmayacaktır.

Balta balığı

Başka bir canlı ise, balta balığıdır. Karanlıkta görebilmesi, için kendi ışığını kendi organları ile oluşturmaktadır. Balta balığı, ortalama 2 Km gibi bir derinlikte yaşamaktadır. Mariana’nın, en sakin yerlerinde yaşayan, bu canlı için gerçekten ürkütücü bir görüntüye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bir başka köpek balığı çeşidi ise…

Fırfırlı köpek Balığı

Bu yaratık ise, kendisi gibi köpek balıklarını, denizin mavi bölgelerine çıkararak avlayıp, tekrar karanlığa gömülmektedir. 25’lik sıra halinde 300 adet dişi bulunmaktadır. Ve hamileliği en uzun süren canlıdır. Tam 3,5 yıl hamilelik süreci sürmektedir.

Hirondellea

Bu yaratık ise 9 km veya daha derin bölgelerde yaşamaktadır. Bu yaratık, çok korkutucu gibi durmasa da, yaşadığı derinlik beni gerçekten korkutuyor. Dragon balığı, Engerek balığı, Pençe diş, Enypniastes ve yelpaze yüzgeçli deniz şeytanı. Bu saydığım canlılar sadece bu çukura özgü olmasa da, en çok burada görülen, ürkütücü yüzlerce canlıdan sadece bazılarıdır. Ve bu da, o bölge yakınlarında petrol arama çalışmasında görülen dev bir kalamar. Bu kadar canlılar bile en diplerde yaşamamasına rağmen bizi ürpertmeyi başarıyor. Peki, en dibinde yani 11 km gibi bir derinlikte, nasıl canlılar var?  Unutmayın ki, bizim ikinci uzayımız, dünyamızın dışında değil, içinde saklıdır.